Çocuklarınızı Televizyona Emanet Etmeyin!

Çocuklarınızı Televizyona Emanet Etmeyin!

ÇOCUKLARINIZI TELEVİZYONA EMANET ETMEYİN!

Televizyon, 1970'lerden itibaren tanıştığımız bir olgu. 1990'lardan sonra da gerek kanal sayısının, gerekse program çeşitlerinin artmasıyla, yaşamın temel parçalarından biri haline gelmiş bir elektronik icat. Sadece çocuklar değil, her yaştan insan kendisine televizyonda seyredecek bir şeyler buldu. Zamanla bu seçimler vazgeçilmez bir konum kazandı. Öyle ki anneler evlerinde kendi işleriyle meşgulken, çocukların sorun çıkarmadan oyalanmaları için, televizyon bir araç olarak kullanır hale geldi. Oysa çocuğunuzun televizyon seyrettiği zamanlarda neler kaçırdığını ve bu görevine sadık dadının altında nasıl bir canavar yarattığını bilseniz, acaba bu kadar rahat davranabilir misiniz? Televizyonun etkileri çocuğun yaşına göre farklıdır.

0-3 YAŞ ÇOCUKLARI:

Televizyonun zararlı etkilerinden en çok nasibini alanlar 0-3 yaş arası çocuklar. Çünkü bu yaş aralığı, çocukların psikososyal ve psikomotor becerilerinin temelinin atıldığı dönemdir. Bu yaşlarda gelişimde meydana gelebilecek bir aksama, gelişimin ileriki evrelerinde telafisi zor zararlar verir. Bu dönemde çocuğun ebeveynlerinden sevgi ve ilgi görmeye her şeyden çok ihtiyacı var. Böylece olumlu bir psikolojik temel geliştirmesine zemin hazırlanabilir. Çocuk televizyon gibi cansız bir uyaran karşısında sevgiden, ilgiden ve iletişim kurma olanağından yoksun bırakıldığında bu gelişme eksik ve yetersiz kalır. Ayrıca televizyon karşısında çok fazla vakit geçiren (bir iki saatten fazla) çocuklarda bazı psikiyatrik tabloların gelişme riski daha fazladır. Çevreye karşı ilgisizlik, çevreyle duygusal ve sosyal iletişime geçememe, kendi etrafında dönme, sallanma, cansız nesnelerle aşırı ilgilenme, konuşma ve karar vermede zorlanma gibi bir tablo ortaya çıkabilir. Bunun önüne geçmek için, ebeveynlerin çocukların televizyon seyretme saatini kısıtlamaları ve çocuklarını sosyal iletişime geçmeleri için teşvik etmeleri gerekir.

4-7 YAŞ ÇOCUKLARI:

Bu dönemde çocuk, gerek dil gelişimi, gerekse hareket gelişimi açısından çok önemli aşamalar kaydetmiştir. Çocuğun çok fazla televizyon seyretmesi, gelişimini olumsuz yönde etkilediği gibi, öngörülmesi zor olan bazı tehlikeleri de birlikte getirir. Bu yaş çocuklarının seyrettikleri görüntüleri soyut olarak algılama yetenekleri henüz gelişmemiştir. Ekrandaki görüntüler çizgi film bile olsa, çocuklar tarafından somut gerçeklermiş gibi algılanır. Bu yaşlardaki çocukların şiddet ve aşırı fantastik öğeler içeren programları seyretmesi engellenmelidir. Bu engelleme çocukta şiddet duygusunun gelişimini önlemek açısından da kritik önem taşır. Bunun yanı sıra çocuğun korku, şiddet ve gerilim öğeleri barındıran görüntülerden korunmasına da özen gösterilmeli. Muhakeme yeteneği 16 yaşına kadar gelişmeye devam eder. Bu yaşlarda izlenen korku görüntüleri travmatik etki bırakır. Ebeveynlerin, çocuklarının bazı programları seyretmelerini engellerken, bu konuya özellikle hassasiyet göstermeleri gerekir.

7-12 YAŞ ÇOCUKLARI:

Bu yaşlardaki çocukların televizyon seyretmeleri daha küçük yaşlardaki çocuklar kadar tehlikeli olabilir ve denetim altında tutulması çok önemlidir. Okul grubu denilen bu yaş aralığındaki çocuklar, televizyonun eğitici yönlerinden, daha küçük yaşlardaki çocuklara göre daha fazla yararlanabilirler. En önemli fark, bu yaşlarda soyut düşüncenin yerleşmeye başlamasıdır. Buna rağmen bu yaşlardaki çocuklar, televizyonun zararlı etkilerinden korunamazlar. Şiddet, korku ve gerilim içeren görüntüler, bu yaşlardaki çocukların gelişimine azımsanmayacak ölçüde zarar verir. Bunun dışında, günün çoğunu okulda geçiren çocukların, geri kalan kısıtlı saatlerini televizyonun karşısında geçirmeleri gelişimsel açıdan sağlıklı bir durum değildir. Henüz gelişme döneminde olan bu çocuklar, mümkün olduğunca fiziksel ve sosyal aktivitelerle yönlendirilmeli, okuma alışkanlığı kazanmaları için teşvik edilmelidirler. Çocuğun ailesi ve arkadaşları ile geçireceği zaman da, ilerideki sosyal ilişkileri açısından özel bir önem taşır.

NE YAPMALI?

Televizyon, günümüz toplumunda yok sayabileceğimiz bir araç değil. Evinde televizyon olmayan anne-babaların çocukları bile televizyondan haberdar ve buldukları yerde seyrediyor. Dolayısıyla, esas sorulması gereken soru, televizyonun çocuklar açısından en yararlı hale nasıl getirilebileceği.

*Önce kendinizi televizyon esaretinden kurtarın. Çalışmaya ara verdiğinizde veya yorulup koltuğa oturduğunuzda kumandaya sarılmaktan vazgeçin. Bunun için en iyi yol, olanağınız varsa televizyonunuzu evin en çok kullanılan salon veya oturma odası gibi yerlerine yerleştirmek yerine, kapısı sadece bu iş için açılacak bir oda ayırmak. Küçük çocuğunuzun odasında ise televizyon asla olmamalı.
*Çocukların televizyon izleme zamanlarını sınırlandırın. Bu sürenin, günde bir veya iki saati geçmemesini sağlayın.
*İzlediği programları denetleyin. Çocuğunuz televizyon karşısında savunmasız kalmasın Ayrıca programları beraber izleyerek, program üzerinde konuşmak, anlatmak, açıklamalarda bulunmak da faydalı olabilir.
* Şiddet konusunda konuşarak doğuracağı sonuçları ve gerçek hayatta vereceği acıları belirtin.
*Televizyondaki şiddet programları, reality şovları izlemesinin kesinlikle önüne geçmelisiniz.
*Örnek alınabilecek çocuk oyunları içeren programları seyretmesini sağlayabilirsiniz.
Güzel duyguları pekiştiren, yorumlayabileceğiniz ve sentez yapabileceğiniz programları beraber seyredebilirsiniz.
* Televizyon çocuğunuzun dadısı değildir; kendinize zaman ayırmak için kesinlikle televizyon karşısında çocuğunuzu yalnız bırakmayın.
*Televizyona alternatif olarak aile katılımı gerektiren oyunlar ve diğer etkinlikler düzenleyin.
*Çocuğunuzun hangi programları seyredeceğine yönelik planı önceden yapın.

Karakter Eğitimi

 11 Mart 2020 Çarşamba

'Çok sağlam karakterli' ifadesini günlük yaşamımızda sıkça kullanırız.Bu ifadenin içinde; saygılı, iradesi sağlam,...

Devamı

Çocuklarınızı Televizyona Emanet Etmeyin!

 11 Mart 2020 Çarşamba

Televizyon, 1970'lerden itibaren tanıştığımız bir olgu. 1990'lardan sonra da gerek kanal sayısının, gerekse program çeşitlerinin artmasıyla, yaşamın temel parçalarından biri haline gelmiş

Devamı

Sevgiyi Doyasıya Vermek Ama Nasıl?

 09 Mart 2020 Pazartesi

Çocuğunuza verdiğiniz değeri ona hissettirmeniz, kendi ile barışık, özüne güvenen, hak ettiği değeri dışarılarda aramayan bir birey olmasının temellerini oluşturur.

Devamı

Biraz Abartmıyor musun Anneciğim?

 03 Mart 2020 Salı

Çocuğu düşer diye koşmasına izin vermeyen, zarar görür diye peşinden hiç ayrılmayan, aç kalmaması için yemeğini elleriyle yediren,...

Devamı

Prensesim, Kuzum, Paşam, Aslanım

 09 Mart 2020 Pazartesi

Çocuklarına bebeğim, bitanem, kuzum, aslanım, aşkım ya da sahiplenme duygusuyla Ali'm, Büşra'm şeklinde...

Devamı

Agresif Çocukla Baş Etmenin Yolları

 09 Mart 2020 Pazartesi

Sükûnet ve çocuklar! Bunlar bir arada bulunması imkânsız gibi görünen iki sözcüktür.Anne baba olarak;...

Devamı

Güzel Konuşma

 09 Mart 2020 Pazartesi

"Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır."

Wittgenstein:Çocuğun dil öğreniminde ilk eğitimcisi annesidir....

Devamı

Aile Sevgisi Çocuk Zekasını Artırıyor

 09 Mart 2020 Pazartesi

Amerikan Bilimsel Terakki Cemiyeti'nin bir toplantısında sunulan rapora göre; ailelerinin sevgi ortamı içinde....

Devamı
WhatsApp Hattı
(0537) 0842133